🐕 Uzun Bir Aradan Sonra Eski Sevgiliyle Karşılaşmak
RhN6Uvn. insanda gözüne fener tutulan tavşan etkisi yaratan olay. hele bir de uzun süreli ve birlikte büyüdüğünüz zamanlara denk gelen bir birliktelik yaşandıysa, zamanında sizi en iyi bilen oydu ve muhtemelen hala oysa, arada metreler varken bile yaşanan ani bir göz göze gelme anı insana çırılçıplak hissettirir kendini. savunmasız... bakışlarından anlarsınız çünkü siz artık ona o ayrıcalığı tanımak istemiyor olsanız da ta en içlerinizi görebiliyordur hala. o sırada denk geldiği ufacık bir hareketinizin, yüz ifadenizin onda hala bir tercümesi vardır. okunmanın verdiği telaşla çeviriverirsiniz kafanızı. aşk, o derin sevgi şimdiki zamanda yoktur ama geçmiş zamana ait köşelerinizde asılı kalmıştır havada bir yere. belki gittikçe hafifleyecek ama asla sönmeyecek bir balon gibi. ve sonra bir zamanlar nefeslerinizin karışabildiği mesafeden içinize işleyen gözleriyle, hayatta size hala en tanıdık, en yakın gibi gelen, elinizi uzatsanız hala oradaymış hissini verebilen yüzün sahibi bir yabancı olarak karışıverir kalabalığa. kısa bir süre önce şahsen başa gelen başta bir mal etse de denize girmek misali önce soğuk geliyor sonra girdikçe alışıyorsun..sonra bir bakmışsın hala insan gibi konuşabiliyorsun. bkz kırk yılda bir olan durumlar hamama girdiğinizde buharın birden yüzünüze çarpması gibi olur önce, yaşadığınız acılar çarpar yüzünüze, ter dökersiniz. selam verirsiniz, "bu adam mıydı uğruna onca acıyı çektiğim?" içinizden bir şey demek gelmez, içinizden gözlerine bakmak gelmez, "naber nasılsın, hee iyi ben de iyiyim, görüşürüz o zaman" bu. daha öteye gitmez ki gitmesine de gerek yoktur esasen. her şey olması gerektiği gibi olur. ama etkisi kısa sürer bu karşılaşmanın. böyle sırtınızdan soğuk ter boşalması gibi, bir an gözleriniz kararır, elleriniz karıncalanır.. sonra normal hayat... "o kadar da değilmiş be" gerçekten hala umrunuzda olan biriyse karşılaşma şokla karışık aptal bir bakışma sonrası mimiklerin yerini bulamamasıyla sonuçlanırken umrunuzda olmayan arkadaşın gözlerine bakmaya tenezzül bile etmezsiniz, aynı ortamda soluduğunuz havadan rahatsız olursunuz öyle bed. tabii küçük bir kalp çarpıntısı o da geçirtir geçirtmez değil eli mahkum bir yaşanmışlık var. boş bakışlarım içinden geçip gittiğinde yüzündeki kaybetmişliğin tadı doruklara çıkmıştı.. hiçbir şey hiçbir şey olmaktan daha fazla koymaz adama... tanım gereksiz olandır, kaçınılmazsa gereken yapılmalıdır bkz eylemsizlik arkaya fon müzik de konulursa tadından yenmez yaşanmışlıklara göre değişmekle birlikte bana hep güzel gelmiş olan durumdur bir kez eski sevgilimi yeni sevgilisiyle görmüştüm ben yalnızdım kıskanmıştım filan ama o bile güzeldi be sözlük on ay sonra bir tatil beldesinde karşılaşıp beraber tatil yapanları var bir de bunların. o tatil en leziz tatil olabiliyor pek tabii. tuhaftır.. eski bir arkadaş gibi davranmaya çalışırsın ama eski arkadaşı değilsinizdir, eski sevgili gibi davransan adı üstünde "eski sevgili".. kısaca iki arada bir derede kalma durumudur ben bu hatunu neden bıraktım hissi. boğazı düğümlenir. kalbi hızlı hızlı çarpar. gözleri dolar. nefes alamaz. düşününce bile bunları yaşıyorsam karşılaştığımda ölürüm herhalde. uzak durun şeytanlar. garip bir duygu, organizenin en uzun kırmızı ışığında yanyana gelirsiniz ve gayri ihtiyari kafanızı çevirdiğinizde sol tarafta onu görürsünüz. şu garip diyalog geçer; erkek- sana yol verdim. kadın- hatırlatırım, sana ilk yolu veren bendim. e- hiç değişmemişsin. k- gülerek, bu kırmızı da 90 saniye değil mi? e- kısa bile. k- sevindim seni gördüğüme, her şey gönlünce olsun. yeşil ışık beklenmez, aradan kaçılır. kalabalık arkadaş grubunuz ile yada sevgiliniz ile yolda, bir şeye kahkahalarla gülerken başınıza gelirse gayet normal karşılayabileceğiniz, aynı gün içinde unutacağınız durumdur. diğer yandan, yalnızken yorgun argın yürürken onu görürseniz ve o sizden daha mutlu ve dinamik duruyorsa haftalarca altından kalkamayacağınız durumdur. sözlü diyaloglar ayrılışınızın şiddet desibeline göre değişecektir. çok da umrumda olmaz. bir yıl öncesinde umurumda olmazdı,şimdi merhaba diyebilirim herhalde.
yıllar o kadar değiştiro ki,yıllar soona aynı yerde kalmış sevgili ile gerçek eski sevgili yarış oyunlarındakighost car olayı arabaymış gibi görünür,ama çoook doğru olduğu aşikardır. daha sinir bozucusuda vardır bkz eski sevgiliyi hergun gormek still crazy after all these yearswords & music by paul simon i met my old loveron the street last nightshe seemed so glad to see mei just smiledand we talked about some old timesand we drank ourselves some beersstill crazy afler all these yearsoh, still crazy after all these years..... ilhan şeşenin bir şarkısı bence bu durumu çok iyi anlatırduygularıma esir oluyorum seni görünceinsan bin kere mi yanıyor bir kere sevinceruh bedenden ayrılıyor çekimine girdimbir kere daha yandım ama canım gördüğüme sevindim. aylar sonra gordugumde bile yeterince hissiyat uyandirdigindan olsa gerek, yillar sonra gerceklestiginde insanin elinin ayagina dolasmamasinin imkansiz oldugu, huzunlendiren ama istenen durum "ben bir eşşeğim, seni özledim ve hala seviyorum, lütfen evlen benimle" sözlerini sarfeden eski sevgiliyi görmek koltuklarınızın kabarmasına yol açar. size "yeni mi geldi aklın başına" diyerek coşabilmek imkanı tanır. hoş ve boştur. bkz iş işten geçti artık cicim göz ucuyla görülen sevgiliyle yapılması muhtemel "a uzun zaman oldu görüşmeyeli, hiç aramıyosun ne hayırsızsın" geyiğinden kaçmak için telefonla oynanarak, yandan yandan yürüyerek, hafiften adımlar sıklaştırılarak kaçmak en hayırlısıdır. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
aradan çok zaman geçer bazen. bir kaç mevsim, bir kaç insan, bir kaç anı, bir kaç acı. her şey biter, hesaplar ödenir, defter kapanır. sonra olmadık bir zamanda, olmadık bir yerde saçma sapan bir karşılaşma olur. sonra… sonra bir şey olmaz, olmasın da zaten. sonra sadece gülümser insan. acı acı derler ya, öyle… öyle işte. zaten bu değil mi yaşamak denen karın ağrısının vasıfsız özeti! gülme hissi. hamileydi çünkü. ingiltere chelsea de müzesi önünden geçerken, o karşıdan gelir, yanından geçip gitmesi 7 saniye, gözünün içine bakarsın.. onun eşi yanında, senin de eşin yanındadır. o 7 saniye içinde, aşk ile yaşanılmış 3 senenin uzun metrajlı filmi geçer gözünün önünde. yaptığımız her halt teker teker sırasıyla kafamdan geçer ve gülerim... çok alakasız bir ülkenin alakasız bir şehrinde, flo rida karşılaşmada denilmez, kameraman seyircileri dev konser ekranında gösterirken bir kıza odaklanır, kız gülüyordur. yaklaşırda yaklaşır, kızın gülümsemesi tüm yüzüne işlemiştir. gamzesinin çukuru, dudakları ve iri kahverengi gözleri. tüm yüzü ile gülümsüyordur kız, o an çekildiğini anladığında yüzünde ki gülümseme tatlı bir utangaçlığa dönüşür.. kırmızının en iyi tonu, o an onun elmacık kemiklerine alması yetmemiş gibi, diğer tüm renkleri almış geriye bana yalnızca siyah kalmıştır. aradan geçen onca yıldan sonra çok alakasız bir anda geçen hafta kim fark etti bilmiyorum ama ikimizde birbirimizi gördüğümüz an biraz afalladık. açıkcası o yanıma gelmeseydi ben gidip konuşmaya yeltenmez, en fazla uzaktan bir selam verip geçerdim. sanki bir buluşmaya gidecek gibi özenli giyinip çıkmıştım o yıllar sonra af diler gibi yaklaştı yanıma. ''nasılsın?'' dedikten sonra cevabımı beklemeden “yıllar sana güzel davranmış” ben ona söyleyemedim, saçları azalmış, kilo almış, aramızdaki 1 yaş 5-6 olmuştu .“hala ayrıldığımız kadar güzelsin, belki de daha güzelsin. böyle olacağını tahmin ediyordum ama zamanı da aleyhine çevirmişsin. hep daha iyisini yapmak istiyordun , yapmışsın” sonra neden bunları söylüyordu, neden şimdi karşılaşmıştık? günah mı çıkarıyordu anlam veremedim.“ben seni aşağı çekmek istemedim, başarılı olacağını biliyordum. o zaman ben bırakmasaydım günü geldiğinde sen bırakacaktın “ 8 ay sonra başka birisi ile evlenerek bana hayatımda çok şeyi sorgulatırken bu ihtimali ben de düşünmüştüm. ama aradan geçen 4 sene…bu kadar sene sonra bunları duymak bom boş tebessüm ettim, kendine iyi bak deyip arkamı döndüğüm an gözümden yaşlar süzüldü. o dönem ne kadar üzüldüğümü hatırladım. sonra içimi bir ferahlık kapladı. başarılı olma ihtimalim yüzünden benim yanımda durmayan, benim sevincime ortak olup birlikte büyüyemediğim bir adamın zaten hayatımda olmaması “iyi ki yollarımız ayrılmış.” dedim ve gözyaşımı silip kendi yoluma devam bana öğrettiği en önemli şey olmayan her şey için de “iyi ki olmamış daha iyisi olacak.” demek oldu. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
astroloji bu tip olaylar icin merkür'ün geri gitmesi* diyor. bilemem artik dogru mu? ben okudugumu yazdim. bir hocamın hayat hikayesidir. üniversite okurken birlikte olduğu kız arkadaşından, amerikaya gitmek için ayırlır. yıllar sonra amerikadan döner10 yıl kadar. kendisini arar ve hal hatır sorar. sonra görüşürler, anlaşırlar ve evlenirler. siz deyin 5 ben diyim 10 çocuk sahibi olurlar. mutlu mesut çok ilginç tabi.. hikayeyi bir de şuradan okuyun büyük yürekli insanların yapacağı olarak ya da farklı sorunlardan dolayı aranızda kötü bir şey geçmediyse şayet, o gelen ilk mesaj inanılmaz bir heyecan yaratır. ilk başta inanamazsınız noluyo lan diye, kafam da ayık diye yanında garip bi korku kaplar içinizi, acaba bir şey mi oldu diye tırsarak ya da yaptığınız onca şeyin suçluluk psikolojisi ile yazmaya korkarsınız. çünkü suçlu taraf sizseniz eğer ona cevap yazmak çok zordur aradan 1 yıl 1 ay gibi zaman kötü bir yanı var. bazı şeyler değişmiş ve bunun farkına bile varamamışsınızdır. bir zamanlar beraber uyuduğun insana karşı hissettiğin şeyin adı değişmiştir. en kötüsü bu işte, bunu kendine itiraf etmek. eskideki duygusal sevginin yerini artık insanı bir sevgi almıştır. ama her şeye rağmen hala en çok sevilen ve değer verilen insandır. kısmen aşk meşk içte kalmamış olabilir ama bu yerini alan duygu çok daha temiz, güzel ve dürüst bir şey. hani derler ya saygılı olacaksın ilişkide diye, işte ben onun ne olduğunu tam olarak yeni anladım. öyle kibar olmak saygılı olmak değilmiş, çok daha farklı, içten gelen enteresan bir duygu. tamam hayatım tamam cicim..vs değil. hayatına ve düşüncelerine saygı göstermek ve anlayışlı olmak çok daha ötede bir saygının aşktan daha önemli olduğunu da farketmiş bulunuyorum. sevin ama daha çok saygı göstererek unutulmadığı gibi vedaların her türlüsü kötü, ilk veda olmasa bile...________edit bu entry'i okuyup bana geri dönüş yapan elleri küçük yüreği büsbüyük insana ne kadar teşekkür etsem az gelir. çok iyisin be. bu arada altta yazan ar damarı çatlayıp karı darmarı olan, eski sevgilisinin arkasından abuk zabuk konuşan herkesin çorabına ekim 2016 editi olmadi, denemeye çalıştık. bekar qizlar eklesin. gerek yoktur böyle şeylere. eski sevgili eskide kalmıştır, oldu olacak düğününe de çağırsın, borç para filan da istesin. çıkmış gitmiş hayatımdan şeytan görsün yüzünü. zarar eden esnaf, eski defterleri açarmış. selocanı dinleyiphdp ye oy versin diye aramıştır yıllar sonra işi düştüğü için arayan eski sevgili'ye nazaran daha makbuldur. hatır sormak değil bariz yürüme yöntemidir. ben müsaitim sende müsaitsen takılalım durumudur. yoksa sevgilisi olduğu halde eski sevgiliyi arayıp nasılsın diyen pek yoktur kanımca. dün yapmak istediğimdir. ama hal hatır sormak için değil, doğum gününü kutlamak ayrılalı 7 yıl oluyor. ben ayrıldıktan sonra 4 yıl, değil başka biriyle sevgili olmak, flört dahi etmedim. sevmiştik birbirimizi. geçirdiğimiz 14 ayı, dolu dolu, hissederek, çok güzel yaşamıştık. yürütemedik, bitirdik. sonra yine bir araya geldik. yine olmadı. 3 yıl sonra tekrar denedik. baktık biz artık o insanlar değiliz. hayallerimiz, isteklerimiz bambaşka. ama müthiş bir saygı. bu kez sakince, usulca ayırdık yolları ve bir daha hiç çok önemli. onu hala "insan" olarak o kadar seviyor ve saygı duyuyorum ki. kalbinin temizliğini, insaniyetini gayet iyi çok mutludur. hak ettiği tüm güzellikler onu bulur. işin özü aramadım, arayamazdım. bazı şeyleri hafızalarda olduğu gibi bırakmak, üzerine bir şeyler eklememek en güzeli. annemle pek severlerdi birbirlerini, annem kutlamış işte, yeter dilerim yeni yaşı, tüm ömrü çok güzel olsun. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
akıllara gördüğüme sevindim şarkısını da getirebilecek eylemdir. yine de "bin kere daha yanarım sana canım" moduna girmemekte fayda var. 5478590 gözlerim doldu amk. bkzduygusal tecavüz özellikle yüzük taktıktan sonra ayrılmışsan ve hala özlüyorsan. kaskatı keser adamı. öyle ki karşındaki seni tanımakta zorlanır. "bununla mı paylaşmışım" der onca özel an'ı. durumu farkedersin ama ölmüş gibi müdahale edemezsin. çok seviyorsundur ama bu sevgiyi gösteremedikçe içinde öyle bi parlar ki bişeyler tarifi imkansızdır. görüşmeyi sonlandırdıktan sonra öküz gibi içersin ve ağlarsın, geçerse orada geçer. diğer türlü hiç geçmez, hep kalır seninle o an'lar. dinlemeyi unuttuğun bir şarkıyı tekrar dinlemek gibi. şarkının sizde bıraktığı etkiyle, karşılaşmanın verdiği his doğru orantılı. nerede karşılaştığınıza,ne kadar uzun bir aranın geçtiğine,kalbinizde ona dair kalanlara göre değişebilen tepkiler verebileceğiniz bir durumdur. uzun bir süre olayın şokuyla yaşayacağınız anlamına gelir. tabi hala aşk varsa. eski sevgiliyle bitirilen ilişkinin durumuna göre kısa devreye sebebiyet verebileceği kadar naber lan keraneci tepkisini de verdirtebilecek karşılaşmadır. herkesin bir kez yaşaması tavsiye olunur. uğruna birkaç semti hayatınızdan çıkardığınızdır. daha fenası civarda oturan başka arkadaşlarınız da mevcutsa, neden onlara gitmediğinizi açıklarken bin türlü karın ağrısı çekersiniz. tüm bunlara rağmen engel olunamadığını da görmek de cabası. süre'nin uzunluğuda önemli tabi..senelerr senelerii kovalamışsa eğer artık bi anlamı kalmaz. geçenlerde ondan bahsederken keşke bir kez daha göresem demiştim en yakın arkadaşıma...memlekete geldim ve.. forum'daydım tek başıma yürüyordum arkadaşımle buluşacağım yere gidiyordum sadece aşağı katta iki ayak gördüm adım atışından tanımıştım onu. dizlerimin bağı çözüldü, kala kaladım aşağıya indiğimde, aramızda 10-15 adımlık mesafe vardı 10 dakika boyunca baktı sadece öyle böyle bakmadı o bakışlarda çok soru vardı çok acı vardı bense bakarken beynimden yaşanan onca şeyi gelip konuşmazdı benle bende gidip konuşamazdım ama ordaydı duruyodu işte onun gözlerinde acı benim gözlerimde özlem baktık sadece birbirmize gizlenerek izledik birbirimizin yaptıklarını... benim ayaklarımsa çıkmadı ordan bütün gün oturdum kaldım tek başıma... acı hüsran özlem işte kısaca bu... başımın dönmesine sebep olan yere tutunabildim yoksa cumhuriyet tarihinde bu yüzden merdivenden yuvarlanarak düşüp bir yerini kıran veya belki de ölen tek cumhuriyet evladı olacaktım. kıçta diz yapmış penye eşofman altı, ayakta lastik terlik ve elde 5 kiloluk yağ bidonu ile bim de karşılaşınca hiçbir özelliği kalmayan durum. tanıdık gibi aslında değil gibi .. bır zamanlar en yakınken yabancı gibi bakmak .. garip birazda dokunan bi his ..
uzun bir aradan sonra eski sevgiliyle karşılaşmak