Seni Arkadaş Olarak Gören Kızı Aşık Etmek

l6sPQ. Haberler > Her Genç Kızın En Yakın Arkadaşına Vermesi Gereken 22 Değerli Söz - 1725 - 1825 Çevremde gözlemlediğim kadarıyla 'ayrılmaz ikili' olarak anılan kızların, birbirlerini her ne kadar çok sevseler de, bazı konularda anlaşmazlıklara düştüklerini ve aralarının bozulduğunu gördüm. Eğer siz de en yakın arkadaşınızla sonsuza kadar birlikte kalmak ve hayat yolunu beraber yürümek istiyorsanız, bu içerikte derlediğim sözleri birbirinize vermeyi deneyebilirsiniz. İşte en yakın arkadaşınıza vermeniz ve ömür boyu tutmanız gereken o sözler; Kaynak 1. Seninle her konuyu açık bir şekilde konuşacağıma ve aldığın her karara saygı duyacağıma söz veriyorum. 2. Eğer hoşlandığın bir erkeği gözüm tutmazsa, bunu sana dürüstçe söyleyeceğime fakat yine de ilişkiye devam etmek istersen bunu anlayışla karşılayacağıma söz veriyorum. 3. Kimin evinde sabahladığımızı bile bilmeden delice içtiğimiz gecelerde, kusmak için tuvalete gittiğinde yanına gelip saçını toplayacağıma ve sana yardım edeceğime söz veriyorum. 4. Aynı şeyi senin de benim için yapacağını bildiğimden, eğer yaptığın bir hatanın sorumluluğunu alamayacak durumdaysan, senin için orda olacağıma ve sorumluluğu üstleneceğime söz veriyorum. 5. Seninle gerektiğinde savaşacağıma ve dünyaya kapılarını kapattığında ellerinden tutup seni dışarı çıkaracağıma söz veriyorum. 6. Bir hata yaptığında bunu sana direkt olarak söyleyeceğime söz veriyorum. 7. Bir partiye gittiğimizde merdivenlerden düşersen sana güleceğime söz veriyorum. Hatta öyle feci güleceğim ki, birazcık altıma kaçıracağıma söz veriyorum 8. Hayatın boyunca karşılaştığın zor anlarda yanında olacağıma ve sana 'daha kötüsü de olabilirdi, takma kafana' diyeceğime söz veriyorum. 9. Neyin ne zaman düzeleceğini bilmediğimden dolayı, sana hiçbir zaman 'her şey yoluna girecek' demeyeceğime ve seni bu tarz şeylerle avutmayacağıma söz veriyorum. 10. Seni diğer insanlardan ve zaman zaman kendinden bile koruyacağıma söz veriyorum. 11. Bana ihtiyacın olduğunda elimden geldiği kadar hızlı bir şekilde yanına geleceğime ve seninle tek yürek olarak yalnız hissetmene asla izin vermeyeceğime söz veriyorum. 12. 'Bu üzerimde nasıl durmuş?' diye sorduğunda asla yalan söylemeyeceğime söz veriyorum. 13. O anda duymak isteyeceğin son şey bile olsa, sana her zaman gerçeği söyleyeceğime söz veriyorum. 14. Senin için savaşacağıma, seninle tartışacağıma ve seninle birlikte mücadele edeceğime söz veriyorum. 15. Kaç yaşına gelmiş olursak olalım, her zaman senin 'sağ-kolun' olacağıma, işleyeceğin minik suçlarda en güvenilir suç ortağın olacağıma söz veriyorum. 16. Eğer hoşlandığın bir erkek sana saygı göstermiyorsa, çenemi kapatıp bu duruma katlanmayacağıma ve herifin ağzının payını vereceğime söz veriyorum. 17. Sana hiçbir zaman 'aptal aptal şeyler yapma' demeyeceğime ve aslında, bu tarz şeyleri ileride pişman olacağımızı bilsem bile seninle birlikte yapacağıma söz veriyorum. 18. Dolabında bulduğum çikolatayı ve dondurmayı benimle paylaşmak istediğini farzederek senden habersiz yemeyeceğime söz veriyorum. 19. Gerektiğinde her şeyden uzaklaşıp biraz dağıtmana ve hayatta ihtiyacın olan şeyi bulmana hiçbir şekilde itiraz etmeyeceğime söz veriyorum. 20. Üniversitede başımıza gelen 'o' küçük şeyi kimseye söylemeyeceğime ve onu hayatım boyunca bir sır olarak saklayacağıma söz veriyorum. 21. Hayatında daha iyi şeylere sahip olman için seni her zaman cesaretlendireceğime söz veriyorum. 22. Hayat bizi nereye götürürse götürsün, seni tüm kalbimle ve koşulsuz olarak delice -ama delice- seveceğime söz veriyorum. Haberler > Video > Kız Arkadaşını Para Karşılığı Bir Geceliğine Kiralayan Adam Sosyal Deney İçerir Fatih UZUN Onedio - 1651 - 1504 Favorilerinize Ekleyin. Çiftin yanına giderek çocuğa kız arkadaşı ile bir gece beraber olabilmesi için ne kadar vermesi gerektiğini soran adam bin doları uzattıktan sonra kabul etmemeleri üzerine miktarı artırıyor. Miktarın arttığını gören çift ise fikirlerini değiştiriyorlar. Haberler > Kız Arkadaşa Ondan Hoşlandığını Söylemeden Önceki 5 Gün - 1320 - 1332 Arkadaştan hoşlanmak, ona aşık olmak yıllardan beri var olan bir olgu. Peki duygularını açmak ve bir sonuç elde etmek? 1. Pazartesi Size bir şey diyeceğim ama... Uyandım, yatakta doğruldum, dirseklerimi dizlerime koydum, saçlarımı karıştırarak bu sabah neden üzgün uyandığımı düşünmeye başladım. Evet, Elif'e ondan hoşlandığımı söylemeye karar vermiştim dün gece. 3 yıllık arkadaşıma ondan hoşlandığımı nasıl söyleyeceğimin gerginliği gece boyunca bilinçaltıma işlemiş, uyandığımda beni rahatsız etmeye başlamıştı. Dün gece verdiğim kararı tekrar gözden geçireyim ben diyerek yataktan kalktım, elimi yüzümü yıkadım, bir parça ekmek ve biraz peynir yedim, hiç alışkanlığım olmadığı halde kendime üçü bir arada yaptım, midem geçtiğimde bizimkiler uyanmış, ayılmaya çalışıyorlardı. Elif'ten hoşlandığımı ilk olarak ev arkadaşlarıma söylemeye karar verdim. Farklı bir göz, farklı bir düşünce, farklı akıllar yolumu çizmeme yardımcı olabilirdi. Uzun süredir salonun girişinde beklememe rağmen hiçbiri bana günaydın dememişti, sessizliği ben bozdum; günaydın diye söze girdim. Tepki vermemeleri doğaldı, çünkü daha afyonları patlamamıştı ya da selamlama biçimim hoşlarına gitmemişti. Size bir şey söyleyeceğim ama aramızda kalacak diyerek gizem yaratmak istedim, yarattım da. İlker, hayırdır bir durum mu var dedi. Var dedim, bir durum var ve beni yiyip bitiriyor diyerek gizemi tırmandırdım. Sedat olm bende de para yok lan diyerek borç isteyeceğimi düşündüğünü açıkça belli etti. Sende ne zaman para oldu lan diyerek güzel bir noktadan darbeyi indirdim. Ancak bu çıkışım Sedat'ın söyleyeceğim şeye objektif yaklaşma ihtimalini bir hayli azaltmıştı, pişman oldum. Hemen ardından konu para değil daha önemli şeyler var dedim... Bir süre sustum, bana çevrilmiş olan bir çift göze aşk var olm aşk var diyerek derinlere indim. Sessizliği ilk bozan tahmin ettiğim gibi Sedat oldu, he aşk var Esteban dedi. Objektif olamayacağını tahmin etmiştim aşık oldun olm dedi İlker daha öğrenmek ister bir edayla. Ben... Elif'e aşığım olm dedim bir çırpıda. Hangi Elif dedi Sedat, bizim Elif mi? Bizim Elif demesi rahatsız etti beni, sizin Elif değil, benim Elif diyerek Sedat'ı iyice dışladım, saçma sapan bir hal aldı işler. Nereden senin oluyor, tapusunu mu aldın lafı kavganın başlamak üzere olduğunun işaretiydi. Olm Elif işte diyerek ortamdaki negatif enerjiyi süzmek istedim, cevap gelmedi. Bir şey söylemeyecek misiniz? dedim, ne diyelim abi hayırlısı olsun dedi İlker, Sedat ise susmayı tercih etti. İstediğimi alamamanın siniriyle, sağolun ya çok ilgilisiniz deyip odama gittim. 2. Salı Yol gösterin olm... Bir süre sonra odamın kapısı çalındı, normal olarak pat diye odaya dalma usulünün uygulandığı öğrenci evimizde kapının çalınıyor olması ciddili konuların konuşulacağının, özür dileneceğinin, vs. işaretiydi. Genel müdür gibi gel dedim, İlker içeri girdi. Abi kusura bakma daha afyonumuz patlamadı ama sen de Sedat'a kötü davrandın be kanka dedi. Ya olm ben sizden bana yol göstermenizi istedim, kaç yıllık arkadaşıma aşığım diyorum, adamı hacca uğurlar gibi hayırlı olsun diyorsunuz, diyerek bol dram soslu bir cümle sarf ettim. Gel okula gidelim konuşuruz dedi, ikna oldum başka çarem doğru kantinde bir aradaydık, masada Sedat'ın arkadaşı Arif ve Seda da vardı. Bir kızın daha olması iyi olmuştu, çünkü böyle bir konuda kız görüşü her zaman önemliydi. İlker açtı konuyu, e abi Elif diyorduk dedi. Elif'i tanıyan Arif hemen hangi Elif, bizim Elif mi dedi. Sabahki çıkışımı hatırlayan İlker ile göz göze geldik, ortam yumuşasın, objektif görüşler alayım diye, evet abi bizim Elif dedim. Ne olmuş Elif'e diye sordu Seda. Ondan hoşlanıyorum dedim, Seda önündeki meyve suyundan yudum alırken bana diktiği gözlerini açarak şaşkınlığını belirtti. Pipeti ağzından çıkarır çıkarmaz 'siz arkadaş değil misiniz ya?' diye ekledi. Sorun da bu dedim, arkadaşız ama sanırım ben ondan hoşlanıyorum, hatta ona aşığım dedim. Artık konuşan sadece Seda'ydı, erkekler geri çekilmiş Seda'nın söyleyeceklerine göre konum almayı bekliyorlardı. Anlıyorum diye söze başladı Seda ama surat ifadesinden ve mimiklerinden anlamadığı ortadaydı. Bir an için acaba Seda benden hoşlanıyordu da Elif'i sevdiğimi öğrenince bozulmuş olabilir mi diye geçirdim içimden. Aslında fena kız değil gibi düşüncelere dalmak üzereyken, abi bu aşk değildir dedi. 45 saniyede hislerimin ne olduğu konusunda karara varmış olması enteresandı, kesin benden hoşlanıyor olmalıydı zira beni vazgeçirmeye çalışacağı çok belliydi. Neden aşk değil, neden olmasın ki dedim. Abi 3 yıldır arkadaşsınız, sürekli birliktesiniz, birbirinizin evine gidip geliyorsunuz, ikinizin hayatında da kimse yok, haliyle yakınlık duymuşsun ve bunu aşk zannediyorsun bence dedi. O kadar kendinden emin ve sanki biliyormuşçasına söyledi ki bunları, bir an için inanır gibi oldum. Öyle olsa bilmez miyim Seda dedim ki bilmezdim, zira söyledikleri bana çok mantıklı ve kabul edilebilir gelmişti. Bence öyle diye devam etti, siz erkekler size ilgi gösteren kızlara aşık olma eğiliminde oluyorsunuz diyerek üstüme toprak attı, gömdü beni. Ne alakası var yeaaa diye saçma bir cümleyle bu mantıklı tezi çürütebileceğimi düşündüm ama çürüyecek gibi değildi. Aşk hızlı gelir abi dedi, 3 yılın sonunda anlamazsın aşkı, aşk çarpar geçer adamı dedi. Süreya Ayhan okuduğu çok belliydi, belki Turgut Uyar... Çocuklara baktım, bekledim ki birisi Seda'ya karşı çıksın, bana bir el uzatsın... Ama uzatmadı hiçbiri. Sedat bence Seda haklı dedi. Sabahın intikamını alıyordu pezevenk! 3. Çarşamba Çok düşündüm. Seda'nın söylediklerinin ağırlığı ile eve geldim. Gelirken köşe başındaki dönerciden aldığım döner dürümü yedim. TV'yi açtım, CNBCE'ye bastım, Vikingler'i izledim, kesmedi bilgisayardan bir sonraki bölümü izledim ama kafam bir türlü dağılmıyordu. Seda haklı olabilir miydi, yoksa benden mi hoşlanıyordu. Seda'nın benden hoşlandığı fikrinin kafamı bu kadar meşgul etmesine anlam yüklememeye çalıştım ama galiba erkekler size ilgi gösteren her kadına aşık oluyorsunuz lafı ile birleştirince kendimden şüphe etmeye başladım. Çocuklar hala gelmemişti, Walking Dead açtım onlar gelene kadar 2 bölüm izledim. Geldiklerinde ben ikinci tur acıkmıştım, çiğ köfte, midye dolma, pilav almışlardı. Hırsla yedim, yemeğin sonuna doğru çok düşündüm olm diyerek lafa girdim, İlker ne düşündün abi dedi, bu tepkiyi almak hoşuma gitti zira çok düşünmek iyi değildir, gibi bir tepki bekliyordum. Hemen söze girdim, bugün Seda'nın dediklerini düşündüm dedim, Elif hakkında diye ekledim. Sedat hemen bence kız haklı abi diyerek sabahtan beri sürdürdüğü baltalama tavrına devam etti. Acaba bu deyyus da Elif'ten hoşlanıyor olabilir mi diye düşündüm. Sürekli birilerinin birilerinden hoşlandığını düşünüyor olmak canımı sıkmıştı. Haklı olduğu yönler olabilir ama tamamıyla haklı diyemeyiz dedim. Alışkanlık da aşka dahil diyerek Attila İlhan okuduğumu net bir şekilde belli ettim. Tabii ki alışkanlık olacak ama aşk illaki ilk görüşte mi olur abicim, ben bu kızı görmüşüm, tanımışım, özümsemişim, ama bir şekilde arkadaşlık bağları oluşmuş kendimi geri çekmişim, beynim, kalbim artık isyan etmiş, aşıksın sen demiş bana olamaz mı diyerek bence harika bir konuşma yaptım. İkisinin de ikna olduğundan emindim, zira ikisi de tek kelime edememişti. Hee koyim dedi Sedat, kesin öyledir diye ekledi. Ağzında lokma varken küfür retmesene dedim. Ettirme olm sende dedi, böyle süslü konuşmalarla kendini haklı mı çıkaracaksın diye ekledi. Olm sana kendimi ispat mecburiyetim mi var iblis iblis konuşma dedim. Ortamın gerildiğini gören İlker araya girdi, tamam abi büyütmeyin ya, aşk bu herkes kendine göre yaşar diyerek susturdu bizi. Yemekten sonra bir bölüm daha Walking Dead izledim, İlker elinde sigarayla odaya geldi, önce benimkini sonra kendisininkini yaktı, bir nefes çekti üflerken abi bu konular hassas dedi, herkesi dinle ama kimseye kulak verme, içinden geleni yap dedi. Yapacağım dedim, omzuma vurdu, en iyisi dedi ve çıktı. Bu bana cesaret vermişti, Elif'e açılacaktım. Hem de en kısa sürede. 4. Perşembe Boş ver ya! Ertesi sabah daha bir mutlu ve heyecanlı kalktım, bugün büyük gündü. İlker ve Sedat'a konuyu hiç açmamaya karar verdim. Zira moralimi bozmalarını, saçma sapan fikirleriyle beni vazgeçirmelerini istemiyordum. Güzelce tıraş oldum, duşumu aldım, parfümümü sıkındım, en güzel kıyafetlerimi giyerek su dahi içmeden, elemanlar uyurken evden çıktım. Kantinde poğaça ve çay ile düşen şekerimi yükselttim, sigaramı içerek heyecanımı bastırdım, biraz dolaşarak rahatladım. 2 saat geçmiş olmasına rağmen Elif ortalarda yoktu, mesaj atmayı düşündüm ama ne diyecektim ki? Seninle konuşmak istiyorum diyerek spoiler vermek istemiyordum. Ancak zaman geçtikçe gerildiğimi fark ettim ve Elif'i aradım. Neredesin sen kız diyerek sanki öylesine aramış bir hava yarattım. Evdeyim dedi, neden çıkmadın hala derse gelmeyecek misin dedim, bugün biraz rahatsızım dedi, geleyim mi yardım edilecek bir şey var mı diyerek evine gidebilme ihtimalimi zorladım, yok ya sağ ol annem geldi yanıma diyerek hevesimi kursağımda bıraktı. Ama akşam üzeri gidecek annem, istersen uğra dedi. İçim kıpır kıpır olmuştu, ona olan hislerimi baş başayken açmak harika olacaktı. Yerimde duramıyordum, derse mi girsem vakit geçer dedim ama derse girecek ne kafa ne istek vardı. Taksim'e çıktım, boş boş dolaştım, Hocopulo pasajında çay içtim, simit sarayında öğle yemeği yedim, acaba akşam üstü tam olarak saat kaç oluyor diye düşündüm. Bir kafeye gidip söyleyeceklerimi toparlamaya çalıştım. O sırada İlker aradı, neredesin abi sen, sabahın köründe çıkmışsın, derste de yoktun dedi. Akşam anlatırım diyerek kapattım. Zira bu konuyu onunla paylaşmaya niyetim yoktu. Saat 4 buçuk gibi Elif'i aradım... Açmadı. Annesini yolcu ediyor diye düşündüm, 5 gibi tekrar aradım yine cevap yoktu. Meraklanmaya başlamıştım, annesini otogara bırakacak hali yoktu, hastaydı dedim. Saat 6 gibi Elif aradı; canım kusura bakma annem gidince uyuyakalmışım, şimdi gördüm aramalarını dedi. Çok yorgunum sonra görüşelim mi dedi. İçimde depremler oldu, boğazıma bir şey oturdu, midem en kuvvetli asitlerini saldı, içimde savaşlar çıktı. Tabi canım sen yeter ki iyi ol gittim, kapıdan girer girmez çocuklar merak içinde gözlerime baktı, belli ki haberleri duymak istiyorlardı. Boş verin abi ya deyip odama geçtim. Sigara yaktım, yatağa uzandım, sigaramı söndürdüm ve uyudum. 5. Cuma Ya herru ya merru! Sabah 8'de Elif'i aradım, direkt nasılsın, neredesin ve okula gelecek misin sorularını sordum. Sabahın 8'inde muhtemelen yeni uyanmış olan kız afalladı, oo şampiyon sakin diyerek güldü. İşte dedim, ona bu yüzden aşığım ben, bu gülüşü, bu alttan alışı, bu gereksiz alınganlıklardan uzak duruşu için aşığım ona ben. Güldüm, ya yok dedim, hızlı oldu ama merak ettim seni dedim. İyiyim dedi, ama bugün de evdeyim zaten haftanın son günü bugünü de dinlenerek geçireyim dedim. Acaba geleyim mi desem mi diye düşünürken, derslere gir, sonra notları da kap bana getir dedi. İçimde kocaman serin bir boşluk açıldı, gülerek tamam dedim. Bu sefer İlker evden çıkmadan yakaladı beni, abi hayırdır ya bir sıkıntı mı var dedi. Neşeli olduğum için yok be oğluum ne sıkıntısı, dedim. Dün biraz moralim bozuktu o kadar, şimdi gayet iyiyim dedim. Hadi çıkıyor musun beraber gidip derslere akalım dedim. Hemen giyindi beraberce evden çıktık, İlker nerede dedim, yatıyor dün içmiş bir sürü dedi. İyi iyi yatsın dedim, ayak altında olmasından iyidir deyip güldüm. İlker senin Elif işi ne oldu diye sordu. Elif bir iş değil olm aşk o aşk dedim. Keyifler yerinde bakıyorum dedi. E tabi olm bugün konuşacağım, açılacağım dedim, artık abinizin sevgilisi olacak hazır olun diye anırdım. Hayırlısı abi dedi. Sanki inanmıyor gibiydi ya da kıskanıyordu beni. Lan yoksa? Hayır hayır İlker ile Elif'i düşünecek durumda değildim. Okula girer girmez Seda ile karşılaştık. Naber dedi, derse mi? Evet dedik bize ekleşti. Ne oldu senin aşk meşk işleri diye gülerek sordu. Tavrında 'inşallah olmamamıştır' havası sezdim, beni kendine saklamak istiyor kesin diye düşündüm. Bugün halledeceğim o işi dedim, İlker araya girdi, abi o iş değil AŞK dedi be anırarak güldü. Bu elemanın altta kalmamak için çırpınma azmine hayrandım, o lafı sokmasa 3 gün uyuyamazdı kesin. Rahatladın mı dedim hiçbir şey demedi güldü. Akşam üstü konuşacağım Seda dedim, hadi bakalım dedi Seda umarım ben yanılırım. Yanılırsın yanılır üzülme deyip derse bitti ama nasıl bittiğini bir de bana sorun. Son dersin hemen ardından Elif'i aradım, Notlar bende istiyorsan istediğimi vereceksin dedim, neymiş istediğin dedi gülerek, sana gelmek dedim, anahtar paspasın altında çok bekletme dedi. Gülüştük telefonu kapattım, Allah'ım bu bir rüya mıydı, resmen flörtün dibine vurmuştuk. Bugün ona açıldıktan sonra öpüşme falan bile olabilirdi.... Koşarak otobüse bindim. Cuma akşamüstü... Eren bu benim için büyük bir onur, ne düşüneceğimi bilemiyorum ama sen benim arkadaşımsın... Yani hep öyle gördüm ben seni... Senin duygularının bende karşılığı yok yani... İsterdim ama yok uzanırken sigaram ağzımdaydı.... olağan bir kız çeşididir. detayli sıfatlandırmak için,erkeğin duygularını dile getirmesinden sonraki hareketlerine bakılmalıdır. "iki tarafa da en az zarar veren" şeklini tanıdığımı düşündüğüm kız tipidir ayrıca. şöyle ki;erkek duygularını ifade eder. kız hiç beklemiyormuş gibi yapar. belki de gercekten beklemiyordur. ve erkeğe en fazla 3-4 cümle kurar. ve çekip gider. teselli mi bilmez ama erkek bir süre sonra bu hareketin iki taraf için de olabilecek en mantıklı hareket olduğunu düşünür. çünkü arkadas olarak kalmanın saçmalığından haberdardır. kaldı ki arkadas olarak kalmak erkeğe çok daha fazla zarar getirecektir. sonucta sevdiği kizdir o. onunla sadece arkadas olmak yetersiz kalacaktır erkeğe. sevgili olmak da kıza ağır gelecektir ki gitmiştir zaten. erkek salakça pusudan bir süre kızı izler. twit sayısını,takip ettigi kişi sayısı,takip edildiği sayı profili görünmez kızın. sadece 2 fotograftir görünen. ama erkek onu da takip eder. o fotografları beğenen sayısındaki degisiklik bile salak bir heyecan sağlayabilir erkeğe. ama sonuçta kız konuşmaz. erkek mesaj atar yığınla ve yine ses yoktur. en son konuyu toparlar ve "madem bu kadar istemiyorsun artık yazmıyorum" diye yazıp, kızın bunları okuduğundan bile şüpheli yollar mesajı. sonra erkek, kızla ilgili hayatında ne varsa çıkarma çabasına girer. rehber den numarasını silerken icinde bir yerlerde o numarayı aklına kazımak isteyen tarafına kızar ve bir hisimla telefonla kavga edercesine numarasını siler sosyal medyadan takip sürmektedir. 15 güne yakın bir süre kızın sosyal medyadaki bütün hesaplarında ufacık bir degisiklik bile yoktur. erkek telaşlanir. daha dogrusu meraklanir. tweet sayısı bir tane artsa veya profil resmi bir değişse diye bir tribe girmiştir erkek şimdi de. salak bekleyiş devam eder. bu arada kızın apartmanına gece yarısı sizip açık adres alınmıştır. erkeğe sorarsin niye yaptın bunu diye, bilmiyorum der. bu tek taraflı salaksı bekleyiş süreci işledikce erkekte bir ihtiyac ortaya çıkar."paylaşma arzusu". ve erkek sözlüğe dalıp tüm bunları yazar. niye? bilmiyorum. kendini rahatlatma cabası diyelim mi? bundan bolca bulunur. ama bunu ciddi ciddi hissettirecek ve bunun güvenini verebilecek kadın çok ender bulunur. bulduğunuzda ise "ben bu konularda bu kadar iyi anlaşabileceğim kişinin bir kadın olacağına inanamazdım" dersiniz. sizin kimselere anlatmaktan kaçındığınız anılarınızı bunu başkalarına anlatacağını bile bile anlatırsınız. bunu anlatırken sizin isminizi vermeyeceğini bildiğiniz için yaparsınız bunu. bu kadın bu anıları bir başkasına anlatırken bir arkadaşım ekol'ünü kullanır ve anlattığı kişi baş rol'ün siz olduğunu bilmez. yok fringe izler, yok metal dinler gibi kısıtlamalar gerekmez bu kadınlar için. herşeyi izleyip dinleyebilirler. bu kısıtlama dediklerim hepsi birer araç. amaçları yaşamaktır, tıpkı sizin gibi. araçlar ise ortak kümeler olarak kesiştiği zaman bu arkadaşlık on numara seviyeye çıkar. ilerlemesi mümkün müdür, bunu zaman gösterir. gözleri güzeldir ama bakmayı bilmiyordur. çıkma teklifini kibarca reddetmenin bir yolu ama karşındaki adam anlamıyor ısrar ediyorsa artık kendi kaşınmıştır cezası yavaş yavaş verilir. yakın gözlüğünü takmamış olması kuvvetle muhtemel kızdır.. erkek ayarı fazla kaçırmışsa ya da herkese davrandığı gibi davranıyorsa haklı olarak friendzone lamış kızdır. bir de arkadaş olarak görülen kız var ondan daha şanslıdır. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. er kişinin kadının yanında getirdiği arkadaşı ile evlenmesiyle sonuçlanabilecek hadise* da gelebilirdi. benim için aynı zamanda son buluşmaya arkadaşıyla gelen kızdır. kız ne kadar kezbansa yanında ki arkadaşı görür görmez masadan kalkıp gitmeyen erkek o kadar mal , öz güvensiz ve amsalaktır. seni arkadaşı olarak gören kızdır. hem ilk hem de son buluşmaya gelen threesome isteyen kız da olabilir ama görüşmenin ilk 5 dakikasında söylemeleri lazım bunu. bir kere başıma gelecek anda, yanımda kuzenim de var, sıkıntı olur mu demez mi? deli oldum deli. sıkıntı olur dedim, gitmedim görüşmeye. ondan sonra da bir daha arkadaş doktorasını yapmakta olan bir akademisyendi bir başlamadan bitirilesi ilişkidir. niyeti veya cevabı belli olan kızdır ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.

seni arkadaş olarak gören kızı aşık etmek