🐘 Safra Kesesinde Polip Olanlar Ne Yemeli

F72h. Safra kesesi polipleri safra kesesinde biriken aşırı miktarda lipid ve yağ üretimi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bir sür sonra safra kesesi bu yağların metabolize edilmesini sağlayamaz ve birikmelere neden 30, 2013Safra kesesindeki polipler tehlikeli mi?Kanserleşme riskini polip çapı belirler; 12 mm ve altı çapındaki polipler iyi huylu kabul edilir. Çapı 1-2 cm olan polipler kanserleşme riski açısından yakından takip edilmeliyken çapı 2 cm'den büyük olanların ciddi derecede kanserleşme, safra kesesi kanseri geliştirme, riski kesesi polip nasil yok olur?Kanserleşme potansiyeli olduğu düşünülen safra kesesi polipleri büyük çoğunlukla laparoskopik kapalı safra kesesi ameliyatı ile tedavi edilirler. Ameliyatın kapalı yapılmasına engel olan nadir durumlarda ameliyat açık cerrahi ile kesesinde polip olanlar ne yemeli ne yememeli?Safra kesesi poliplerinin yağlı gıdaların yoğun tüketimi ile birlikte kolaylıkla büyüdükleri bilinmektedir, bu nedenle safra kesesi polibi olan hastalara, yağdan fakir gıdalarla beslenme önerilir. Burada daha çok kızartmalardan kaçınmak, ağırlıklı olarak sebze ve baklagillerden zengin beslenme kesesinde polip ne anlama gelir?Safra kesesi polipleri safra kesesi duvarına yapışık olarak bulunan kitlelerdir. Safra kesesi polibi birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar çapları değişebilir. Kolesterol kristalleri safra kesesi duvarında taş oluşumuna öncülük edecek şekilde birikirse kolesterol poliplerini polipler tehlikelidir?–Poliplerin boyutu büyüdükçe çapı 1 cm'den büyük polipler, –Poliplerin sayısı artıkça bağırsak içinde 3 ve fazla polip olması, –Poliplerin üzerinde kanama – ülserasyon dejenerasyon varsa, –Polip geniş taban ile bağırsak duvarına yayıldı ise – sapsız polip ise kolon kanseri riski kesesi polipleri ne zaman ameliyat edilmeli?Bu bilgiler eşliğinde; polip semptomatikse ağrı, bulantı, kusma varsa veya ek sorunlara neden olmuşsa safra kesesi iltihabı, pankreas iltihabı gibi çapına veya görünüm gibi diğer faktörlere bakılmaksızın ameliyat edilmelidir. Semptomatik olmayan polip mevcutsa ve 1 büyükse opere kesesi polipleri nasıl yok edilir Saraçoğlu?Safra kesesinde polip Saraçoğlu İbrahim Saraçoğlu soğan kürünün uygulanmasını tavsiye etmiştir. Bir santimetreye kadar büyüklükteki polipler için cerrahi müdahaleye gerek yoktur. Bundan daha büyük poliplerin daha ciddi değerlendirilmesi 2 cm yi geçenlerin ameliyatla alınmas…. Safra kesesi polibi ne anlama gelir? Safra kesesi polipleri, safra kesesinin iyi huylu tümörleridir. Safra kesesinde polip görülme sıklığı nedir? Yaşam süresince safra kesesi polibi görülme sıklığı % 1-4 arasında değişir. Çoğunlukla genel tarama amaçlı veya farklı bir yakınma nedeniyle yapılan karın ultrasonografisi ile safra kesesi polibi tanısı konulur. Safra kesesi poliplerinin hepsi aynı mıdır? Hayır hepsi aynı değildir. Başlıca beş tip safra kesesi polibi vardır. Kolesterol polipleri Safra kesesi poliplerinin % 60’ını oluştururlar. Birden çok, saplı ve ortalama 2-10 mm arasında büyüklükte olurlar ve kolesterol birikimi sonunda oluşurlar. Safra yolu tıkanıklığı veya pankreatit hastalığına yol açabilirler. Adenomyomlar Safra kesesi poliplerinin % 25’ini oluştururlar ve ortalama 10-20 mm arasında büyüklükte olurlar. İltihabi polipler Safra kesesi poliplerinin % 10’unu oluştururlar ve ortalama 5-10 mm arasında büyüklükte olurlar. Safra kesesi adenomları Safra kesesi poliplerinin % 4’ünü oluştururlar. Safra kesesi kanserleri Safra kesesi poliplerinin % 1’ini oluştururlar. Safra kesesi poliplerinin ayırıcı tanısında hangi hastalıklar yer alır? Safra kesesi polipleri ultrasonografide safra çamuru, safa kesesi taşı ve safra kesesi kanseri ile karışabilirler. Safra kesesi poliplerinden kanser gelişir mi? Evet gelişebilir. Geniş serilerde, safra kesesinin incelenmesinde, safra kesesi kanseri sıklığı % 5-6 civarında bulunmuştur. Kanser gelişen adenomların 12 mm çaptan daha büyük olduğu bilinmektedir. Kanser olasılığı adenom çapı 20 mm’ye yaklaştıkça iyice artar. Safra kesesi poliplerinin büyümesini önlemek için gıdaların etkisi var mıdır? Evet vardır. Safra kesesi poliplerinin yağlı gıdaların yoğun tüketimi ile birlikte kolaylıkla büyüdükleri bilinmektedir, bu nedenle safra kesesi polibi olan hastalara, yağdan fakir gıdalarla beslenme önerilir. Burada daha çok kızartmalardan kaçınmak, ağırlıklı olarak sebze ve baklagillerden zengin beslenme önerilir. Safra kesesi poliplerinin tedavisi nasıldır? Safra kesesi poliplerinde genel eğilim 10 mm çapın üzerinde olanlarda ve çok sayıda polip olması durumunda safra kesesinin laparoskopik yöntemle alınmasını önermek yönündedir. Böylelikle, safra kesesi kanseri gelişimi önleme amaçlanmaktadır. Hastada ameliyat olma yönünden ciddi riskler söz konusu ise, o takdirde 6 aylık aralıklarla ultrasonografi tetkiki yaparak polip çapındaki artış olup olmadığının gözlenmesi önerilmektedir. Safra kesesi ameliyatı nasıl yapılır? Günümüzde safra kesesi ameliyatları laparoskopik yöntemle kansız ameliyat gerçekleştirilmektedir. Teknik olarak safra kesesi standart olarak üç veya dört adet minik 5-10 mm arasında delikten trokar veya port adı verilen minik bazı uzun aletler girilerek safra kesesi organı klipslenerek ve karaciğerden ayrılarak dışarıya alınır. Günümüzde gelişmiş aletler sayesinde, uygun vakalarda, göbekten girilen tek bir delikten single port laparoscopy – SILS dahi safra kesesi ameliyatlarını gerçekleştirebilmekteyiz. Herkes kapalı safra kesesi ameliyatı olabilir mi? Herkeste kapalı laparoskopik safra kesesi ameliyatı yapabilmek mümkün olmayabilir. Daha önce üst karın bölgesi ameliyatı geçirmiş olanlarda örn. mide, karaciğer, vb. karın içerisinde yapışıklıklar olabilir ve bu yöntemin uygulanmasını zorlaştırabilir. Karın içi basıncın artmasının gazla şişirildiği için zararlı olduğu durumlarda bazı kalp hastalıkları bu ameliyat yapılamayabilir. Bazen ameliyata kapalı yöntemle başlanılsa bile, % 1 ile 5 oranında ameliyat sırasında açık yönteme dönmek gerekebilir. Safra kesesi polibi ameliyatlarında sadece polip mi alınır? Safra kesesi polibi ameliyatında sadece polibi almak gibi bir teknik yoktur, safra kesesi organının tümünü almak gereklidir. Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarında hastanede yatış süresi ne kadardır? Hastaların laparoskopik kolesistektomi veya safra kesesi ameliyatından 4-6 saat sonra yumuşak gıdalar ile beslenmesine izin verilir ve 24 saat içinde eve taburcu edilirler. Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarından sonra hastaların iş kaybı ne kadar olur? Hastalar laparoskopik kolesistektomi veya safra kesesi ameliyatından yaklaşık 3 ile 4 gün içinde işlerine geri dönebilecek duruma gelirler. Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarından sonra diyet gerekir mi? Evet, safra kesesi ameliyatından sonra bir ile iki ay kadar yağlı ve kızartmalı gıdalardan uzak durmakta yarar vardır. Safra kesesinin alınması vücutta nasıl değişikliğe yol açar? Safra kesesi ameliyatı ile safra kesesi alınan hastaların yaklaşık % 10-25’inde hazımsızlık ve şişkinlik gibi safra kesesi ameliyatı öncesindeki yakınmalar devam edebilir ve bu tabloya postkolesistektomi sendromu’ adı verilmektedir. Postkolesistektomi sendromu’nun acil koşullarda yapılan safra kesesi ameliyatlarından sonra daha sık görüldüğü bilinmektedir. Safra kesesinin alınmasına bağlı olarak başlıca iki sorun görülür 1. Safranın, safra kesesinde depolanmadan direkt olarak ince bağırsağa akmasından dolayı, safra geri tepmesi safra reflüsü ile daha sık olarak mide iltihabı alkalen reflü gastrit veya yemek borusu iltihabı alkalen reflü özofajit görülmektedir. Bu durumda antiasit asit giderici ilaçlar ve proton pompa inhibitörü PPI grubu ilaçlar faydalıdır. 2. Safranın ince bağırsağa hızla geçmesine bağlı olarak ishal ve alt karın bölgesinde ağrı görülebilir ve bu durumda kolestiramin tedavisi yararlıdır. .. Sağlıksız beslenmeyle alakalı yada elinizde olmayan şartlardan dolayı hasta olabilirsiniz. Her hastalığın kendine ait beslenme diyeti bulunmaktadır. Karaciğer, safra kesesi, pankreas hastalıklarında beslenme nasıldır, neler tüketip neler tüketemezsiniz? Karaciğer Hastalığı ve Beslenmesi Karaciğer vücudumuzun en önemli organlarından birisidir ayrıca vücudumuzun en büyük organı olmaktadır. Vücudun önemli birçok fonksiyonu karaciğer sayesinde gerçekleştirilir. Karaciğerin vücudumuzda ki görevlerini maddeleyecek olursak bunlar Protein üretimi, Vücudun enerjisi için depolama, Mikroplara karşı savaş, direnç, Yenilen besinlerin sindirimi, Kandaki zehirli maddelerin temizliği, Besin ve vitaminlerin depolanması, Pıhtılaşma faktörleri üretmek, Safra yapımı, Üre yapımı gibi vücudumuzda birçok görevi bulunmaktadır. Karaciğer hastalığı ilk aşamalarda sinsice ilerlemekte ve kendini göstermemektedir. Buna rağmen ilerleyen dönemlerde yaygın olarak görülen belirtileri vardır. Bu belirtiler kişiye ve bünyeye göre değişiklik gösterebilmektedir. Karaciğer hastalığının en yaygın görülen belirtilerini maddeleyecek olursak bunlar Dışkıda kan görülmesi, Sarılık, Ayak bileklerinde ve bacaklarda ödem oluşumu, Karında ağrı ve karın şişliği, Koyu renk idrar ve soluk renk dışkı, Kaşıntı, İshal ve hazımsızlık olması, Uyku bozukluklarının olması uyuyamama yada çok sık uykudan uyanma, Deride çürük ve morarmaların oluşumu, Mide bulantısı, Kusma, İştah kaybı ve buna bağlı hızla kilo kaybedilmesi, Ateş, Kronik yorgunluk genel olarak karaciğer hastalıklarında en sık görülen belirtilerdendir. Karaciğer hastalıkları denilmesinden de anlaşıldığı gibi karaciğer hastalığının çeşitleri bulunmaktadır. Bunlar hepatit, karaciğer yağlanması, siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer kistleridir. Hepatit Hepatit karaciğer hastalıklarından yalnızca bir tanesidir. Hepatitin A, B, C, D ve E olarak farklı türleri bulunmaktadır. Ne yazık ki hepatitin her türü için aşı bulunmamaktadır. Hepatit cinsel yolla, kanla, salgı yoluyla, kirli suyla bulaşabilir. Hepatit A Hepatit A sarılık, bulaşıcı sarılık olarak da adlandırılabilir. Halk arasında en sık görülen hepatit çeşididir. Karaciğerin vücudumuzda pek çok görevi vardır. Karaciğerin vücudumuzdaki faaliyetleri sonucu oluşan atıklar safrayla bağırsağa atılmaktadır hepatit sırasında safra atılamaz ve kanda birikirse ciltte sarılık oluşur. Hepatit A insanlara gıda yada sulardan bulaşmaktadır fakat dışkı yolu ile yayılmaktadır. Kanalizasyon altyapı yetersizliği olan yerlerden sulara yada gıdalara bulaştığında ne yazık ki salgınlara yol açmaktadır. Hepatit A virüsü sularda dört haftaya kadar canlı kalmakta, deniz suyunda ise ölmemektedir. Deniz suyunda balıklara, kabuklu deniz canlılarına bulaşmakta ve uzun süre canlı kalmaktadır. Denizden mahsulü olan balık, kabuklu deniz canlılarına hepatit A virüsü bulaşması durumunda ve bu canlıların tüketimi sonucu olarak virüsü vücudunuza alırsınız. Yeterince pişirilmeyen hepatit A bulaşmış besinlerin tüketimi, hepatit A bulaşmış sular ile temas halinde olunması gibi durumlar ile de bu virüsü vücudunuza alırsınız. Hepatit A bulamış olan bir kişinin hastalığı bulaştırma süreci ise hastalık belirtileri göstermeden iki hafta önce ve hastalık gösterdikten 1 hafta sonraya kadar dışkı yolu ile virüs vücuttan atılmaya devam ederek bulaşıcılığı sürer. Hepatit A'nın en sık görüldüğü kişiler, hasta kimselerle yakın teması olanlar, altyapı yetersizliği yaşanılan yerde oturan kişiler, hasta ile kişisel eşya kullananlardır. Hepatit A'nın belirtileri hastalık bulaştıktan 2 ile 6 hafta sonrasında görülmektedir. Bu belirtiler halsizlik, iştahsızlık, ateş, bulantı, sarılık, karın ağrısı, idrarda koyuluk ve dışkı renginde açılma, kaşıntı, kas ağrısı gibi şikayetlerle kendini göstermektedir. Hepatit A için korunma mümkündür. İki aylık olan bebeklerden itibaren kişilere aşı yapılabilir ve ömür boyu bağışıklık kazanılır. Hepatit B Hepatit B virüsü karaciğer enfeksiyonlarından biridir. Kronikleştiği takdirde hastalık ilerler ve siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri ve hatta ölüme yol açabilir. Hepatit B kan ve cinsel yolla bulaşır. Hepatit B'nin en sık bulaşma yolları genellikle cinsel ilişki ve temiz olmayan aletlerin manikür, pedikür, diş fırçası ortak kullanılmasıdır. Hasta olmuş kişiyle aynı evde yaşamak ise en büyük bulaşıcı etkenlerden birisidir. Hepatit B hastası olan bir kişi hamileyse bebeğe hamileliği boyunca hastalık bulaşmaz fakat doğum sırasında doğum kanalından geçerken bu kanaldaki sıvıların teması dahilinde virüs bebeğe bulaşır. Hepatit B'nin en sık görüldüğü kişiler, hastanın kişisel eşyaların ortak kullanan kişi, hepatit B olan kişilerle cinsel temasta olan kişi, hasta kişinin tedavisiyle ilgilenen sağlık çalışanlarıdır. Hepatit B'nin belirtileri hastalık bulaştıktan 3 ile 6 ay sonrasında görülmektedir. Bu belirtiler göz aklarında ve ciltte sarılık oluşumu, halsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, eklem ağrıları, bulantı, kusma, idrarda koyuluk ve dışkı renginde açıklıktır. Hepatit C Hepatit C virüsü karaciğer enfeksiyonlarından biridir. Hepatit B'de olduğu gibi kronikleştiği takdirde hastalık ilerler ve kanser, siroz gibi hastalıklara dönüşebilir. Hepatit C temas yoluyla bulaşmaktadır. Hepatit C'nin belirtileri halsizlik, yorgunluk, iştah kaybı, idrarda koyuluk ve dışkı renginde açıklık, iştah kaybıdır. Ne yazık ki hepatit C için aşı bulunmamaktadır. Hepatit D, Hepatit E Hepatitin çeşitlerinden olan D ve E için de aşı bulunmamaktadır. Hepatit D nadir görülürken hepatit E sağlıksız içme sularının olduğu bölgelerde görülmektedir. Hepatitte Beslenme Karaciğer hastalıklarından olan hepatit için beslenme şu şekilde önerilmektedir Sebze, meyve, kuru baklagil, Yumurta yediğinizde bir kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, Sebze ve meyvelerin kabuklarının soyularak tüketilmesi, Sebzelerin pişirilerek tüketilmesi tercih edilmektedir. Hepatitte tercih edilmeyen besinler Katı yağlar, Yağlı et, Yağlı süt, Yağlı peynir, Sucuk, sosis, Fazla hamur işi fazla tatlıdır. Karaciğer Yağlanması Karaciğerin normal ağırlığından fazlasının yağdan oluşması yani ağırlığının %5'inin yağdan oluşması karaciğer yağlanması olarak adlandırılmaktadır. Karaciğer Yağlanmasında Beslenme Karaciğer hastalıklarından olan karaciğer yağlanması için beslenme şu şekilde önerilmektedir Brokoli tüketimi, Ispanak tüketimi, Brüksel lahanası tüketimi, Balık tüketimi, Fındık, ceviz gibi kabuklu kuruyemişler, Kahve tüketimi tercih edilmektedir. Karaciğer yağlanmasında tercih edilmeyen besinler Alkol, İşlenmiş şekerli ürünler, Kızartılmış yiyecekler, Tuz, Beyaz ekmek, Pirinç, Makarnadır. Siroz Siroz karaciğer yetmezliği olarak da adlandırılır. Karaciğer hücrelerinin bozulması sonucu karaciğer görevini yerine getiremez bu süreç sirozun ilk adımlarındandır ve belirtisiz bir şekilde ilerler. Karaciğer hasarı arttıkça karaciğer sertleşerek küçülür. Hastalığın son adımlarında karaciğer yetmezliği meydana gelir. Sirozda Beslenme Karaciğer hastalıklarından olan siroz için beslenme şu şekilde önerilmektedir A ve B vitaminlerince zengin olan enginar, Bulgur ve baklagiller, Tüketilen tuzun dengesi sağlanmalı, 1 yumurta büyüklüğünde et, 1 yumurtaya ve 4 yemek kaşığı bakliyata eşit değerdedir. Beslenmede buna dikkat edilmelidir. Sirozda tercih edilmeyen besinler Hazır gıdalar, Çikolata, Bal, reçel Aşırı tuzlu besinler Alkol tercih edilmemektedir. Karaciğer Kanseri Dünyada en sık görülen kanser türlerinden beşinci sırada olan karaciğer kanseri sirozun ve fazla alkolün tüketilmesiyle ilerlemektedir. Karaciğer Kanserinde Beslenme Karaciğer kanserinde beslenme şu şekilde önerilmektedir Şekersiz meyve ve sebzeler, Kepekli tahıllar, Yağsız et, Yağsız yada yarım yağlı süt, Bol su tüketimi. Karaciğer Kistleri Karaciğer kistleri adından da anlaşıldığı gibi birden fazladır. Bu kistler basit kist, kist hidatik ve hemanjiomdur. Basit kist genellikle 40 yaş üstünde görülür tehlikesi yoktur çoğu zaman tedavi gerektirmez. Kist hidatik ise köpek kisti olarak anılmaktadır parazit kaynaklı olarak bulaşır ve en sık görülen kist türüdür. Hemanjiom kistleri sıklıkla kadınlarda görülür ve belirti göstermez. Karaciğer Hastalığı İçin Genel Beslenme Alkolün tamamen bırakılması gerekir. Protein kaynaklı besinler tüketilmeli fazla aç kalınmamalıdır. B12 takviyesi alınır. Hazır gıdalardan uzak durulmalı ve doymuş yağ tüketilmemelidir. Safra Kesesi Hastalığı ve Beslenmesi Karaciğerin altında kese benzeri bir organ olan safra kesesi, karaciğerin ürettiği safrayı muhafaza eder. Safra taşları safra kanalını tıkar ve enfeksiyona yol açar. Safra kesesi hastalığının belirtileri bulantı, kusma, omzun altında ağrı, uykusuzluk, geğirme, hazımsızlık ve karın sağ üst bölgesinde ağrıdır. Safra kesesi hastalığı için beslenme şu şekilde önerilmektedir Yemeklerde bitkisel sıvı yağlar tüketilmeli, Bol sıvı tüketilmeli, Yumurta ve yumurta içeren besinler tüketilmemeli, Kahve, alkol tüketilmemeli, Yemeklerde baharat kullanılmamalı. Pankreas Hastalığı ve Beslenmesi Sindirimin düzenli yerine getirilememesi ve insülin dengesinin sağlanamaması pankreas hastalığıdır. Pankreas hastalığında beslenme şu şekilde önerilmektedir A, D, E, K, C, B vitaminlerinin tüketimi, Kalsiyum ve çinko tüketimi, Öğün sayılarının artması, Yumurtanın tüketilmemesi, Yağlı besinlerin, alkolün tüketilmemesi şiddetle önerilir.

safra kesesinde polip olanlar ne yemeli