🏒 Uzayla Ilgili Araştırma Yapan Bilim Adamları
k786qxG. Fizik dersinde son yıllarda öne çıkan konulardan biri de bilimsel araştırma merkezleri konusudur. Fizik bilimine giriş konusunun bir parçası olarak anlatılan bu konu bize bilim yapılan bazı yerleri tanıma imkanı sağlamaktadır. Bu yazıda bilimsel araştırma merkezleri nedir kısaca anlatmaya çalışacağız. Bütün bilim merkezlerinin üzerinde duramayacağımız için ülkemizde ve dünyada belli başlı merkezler üzerinde duracağız. Bilimsel araştırmaları sistematik bir şekilde yürütmek ve bilimi geliştirerek ondan faydalar elde etmek için kurulan merkezlere bilimsel araştırma merkezleri denir. Bilimsel çalışmalar eskiden bireysel çalışmalara dayanırken belli bir aşamadan sonra toplumlar arası rekabetin de etkisiyle bu çalışmalar çeşitli merkezlerde yapılmaya başlanmıştır. Buna rağmen bireysel çalışmalar da devam etmektedir. Bilimsel araştırma merkezleri çeşitli ekonomik imkanların bilim için kullanılmasına ve ekip olarak çalışmaya imkan sağlaması açısından çok önemlidir. Detaylı okumaya vakti olmayanlar için bilimsel araştırma merkezlerini şöyle sıralayabiliriz TÜBİTAK CERN TAEK ASELSAN NASA ESA Bunlardan ilk üçü Türkiye’de diğer üçü de yurt dışında bulunmaktadır. Bilim araştırma merkezleri ile ilgili özet bilgi isteyenler için bu merkezler yeterlidir. Bilimsel Araştırma Merkezleri Nelerdir? Bilimsel araştırma merkezleri nedir kısaca anlattık. Şimdi de ülkemizde ve dünyada önemli görülen bilim merkezlerini kısaca ele alalım. Tübitak Açılımı Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi şeklindedir. Bakanlığa bağlı olarak çalışan bir resmi kuruluştur. Tübitak’ın görevi Türkiye’de bilim ve teknolojinin gelişmesini teşvik etmek, bu alanda öncü olarak bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sürekli olmasını sağlamaktır. Tübitak’ın amaçlarından biri de bilimsel araştırmaların ülkenin kalkınmasına katkı yapmasını sağlamaktır. Doğrudan bilim yapmaktan çok Tübitak bilimsel araştırmaları koordine etmekle görevlidir. CERN Son yıllarda ortaya koyduğu çalışmalarla adından daha sık söz ettiren bir kurumdur. İsviçre ve Fransa sınırlarında bulunur. İsmi Fransızca Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi ifadesinin baş harflerinden oluşmuştur. Tam açılışı Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire şeklindedir. 1954 yılında 12 ülkenin desteğiyle kurulan bu merkez Avrupa’nın en büyük parçacık fiziği tesisidir. Özellikle atom çekirdeği ile ilgili son yıllarda çok önemli çalışmalara imza atılmıştır. Bugün CERN’e üye olan ülkelerin sayısı daha da artmıştır. Çeşitli ülkeler buraya para yardımı yapmakta ve kendi bilim insanlarını göndermektedir. CERN’de kilometrelerce uzunluğunda büyük tüneller bulunmaktadır. Özellikle Büyük Hadron Çarpıştırıcı’sının olduğu bölge çok önemlidir. NASA Adını çeşitli haber programlarında ya da filmlerden mutlaka duymuşuzdur. Soğuk savaş döneminde ortaya çıkan uzay araştırmaları yarışının bir sonucu olarak Amerikan Başkanı Dwight Eisenhower tarafından 1958 yılında kurulmuştur. Çeşitli uzay mekikleri geliştirerek uzay araştırmalarına hız katmıştır. Uzaya defalarca insanlı ve insansız araçlar göndermiştir. Nasa barışçıl amaçlarla bugün de birçok yeni araştırmaya imza atmaktır. Zaman zaman haberlerde Nasa’nın yeni çalışmalarına dair haberler duyarız. TAEK Yerli bir kuruluştur. Açılımı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu şeklindedir. 1956 yılında Atom Enerjisi Komisyonu Genel Sekreterliği olarak kurulmuş, zamanla isim değiştirmiştir. Atomdan enerji elde etmenin yegane yolu olan nükleer konularda araştırmalar yapmakla görevlidir. Böylece Türkiye’nin Dünyadaki nükleer çalışmaların gerisinde kalmaması hedeflenmiştir. TAEK’e bağlı olan çeşitli nükleer araştırma merkezleri bulunmaktadır. Ankara Nükleer Araştırma Merkezi ve Çekmece Nükleer Araştırma Merkezi bunlara örnek verilebilir. ASELSAN Yine çeşitli haberlerde savunma ve silah sanayiyle ilgili adını duyduğumuz bir kurumdur. 1975 yılında kurulduğunda ana amacı silahlı kuvvetlerin yerli üretim araçlarla haberleşmesini sağlamaktı. Çünkü bu tür haberleşme araçlarının güvenli olabilmesi için yerli üretim olması gerekiyordu. Zamanla bunun ötesine geçen ASELSAN bugün çeşitli silah ve silah elektroniği ürünlerini geliştirmektedir. Silahlı kuvvetlere önemli katkı yapan bu kuruluş aynı zamanda insanları bilim ve teknolojiye de dolaylı olarak özendirmektedir. Ülkemizde büyük bilim kuruluşlarının sayısı çok fazla olmadığından ASELSAN önemli bir merkezdir. ESA Tam adı European Space Agency yani Avrupa Uzay Ajansı şeklindedir. Nasa’nın Avrupa versiyonu olarak düşünülebilir. 1975 yılında Avrupa hükumetlerinin desteğiyle kurulmuş bir ortak kuruluştur. Bu kuruluşun ana amacı uzayla ilgili araştırma yapmaktır. Uzayla ilgili araştırmalar altında birçok çalışmayı da gerekli kılar. Uzay araçlarının geliştirilmesi, bunlarla ilgili planlama yapılması da önemlidir. ESA genellikle NASA kadar meşhur olmadığı için çok bilinmemektedir. Ancak uzay araştırmaları konusunda önemli bir kuruluştur. Bilim araştırma merkezleri örneklerde gördüğümüz gibi çeşitli devletlerin, bilimi sanayi ve teknoloji alanında fayda elde etmek için kullanma amaçlarına hizmet etmektedir. Burada bilim, sanayi ve teknoloji işbirliği hedeflenmektedir. Bilim araştırmaları sadece bu merkezlerde değil aynı zamanda üniversitelerde de yapılmaktadır. Bu tür kurumların etkileşimi bilimsel araştırmaları hızlandırır. Fizik bilimi için bilimsel araştırma merkezlerinin önemli olması bu merkezlerin genelinin temelinde fizik olmasıyla ilgilidir. Aslına bakılırsa temel bilimlerde fiziğin olmadığı hiçbir alan yok diyebiliriz.
Herkesin cevabını merak ettiği soru şu Dünya'da bizim sahip olduğumuz gibi, başka bir gezegen veya evrende de hayat var mı? Eğer varsa onlar bizimle neden iletişim kurmuyor? Ya da kuruyorsa biz mi anlamıyoruz yoksa birileri bu temasları saklıyor mu? Bu sorular bu şekilde genişleyip gidiyor. Bunda yüzyıllar önce, İtalyan keşiş, filozof, matematikçi, şair ve kozmoloji kuramcısı Giordano Bruno yıldızların gezegenlerle çevirili olduğunu ve bu gezegenleri kendi yaşamlarını geliştirebileceğini açıklamıştı. Yani evrenin sonsuz olduğunu söylemek istiyordu. Bu düşünceleri tehlikeli bulunan Giordano Bruno Roma Engizisyon mahkemesi tarafından yargılandı ve idam edildi. MUAZZAM ORANDA YAŞAM1961 yılında gökbilimci Frank Drake tarafından ortaya konan Drake denklemi; yabancı yaşamla ilgili en önemli sorunları ele alıyor ve bizimle iletişime geçmek için teknolojik açıdan üstün bir uygarlık için gerekli olan cihazları ve değişkenleri içeriyordu. Evren araştırmaları konusunda ünlü olan Rochaster Üniversitesi profesörü Adam Frank, "Kaç tane yıldız bulunduğunu uzun zamandan beri tahmin etsek de, yıldızlar çevresindeki kaç gezegenin teorik olarak hayatı barındıran yapılar olduğunu bilemeyiz. Yine de olasılıklar, muazzam oranda yaşam olduğundan yana." açıklamasını Üniversitesi'nde görev yapan araştırmacı ve astronom Woodruff Sullivan da Adam Frank ile aynı görüşleri paylaşıyor. Dünyanın evrendeki yerini, yıldızların ve galaksilerin sayısını baz alarak karışık hesaplamalara giren Sullivan'a göre, evrende yaşam koşullarının olmadığı bir gezegenin bulunmama olasılığı 10 trilyonda bir. Araştırmacılara göre, bizden daha zeki olan uzaylıların bizden önce evrimleşme ihtimali de çok fazla. Evrenin tahminen 13 milyar yaşında olduğu varsayılıyor ve söz konusu uzaylı türlerinin ve yaşanılası gezegenlerin yok olma ihtimali çok yüksek olarak Kanada Savunma Bakanı 82 uzaylı türü dünyada dolaşıyor
Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılında Ankara Üniversitesi'nden araştırmacıların liderliğinde başlattıkları, Türk, Japon ve Rus bilim adamlarından oluşan uluslararası bir proje çerçevesinde sürdürülen "gezegen arama" çalışmalarının ilk meyvesini verdiğini söyledi. Son yıllarda bir TÜBİTAK projesi ile de desteklenen bu çalışma ile AntalyaBakırlıtepe'de bulunan TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde 1,5 metre ayna çaplı Rus-Türk Teleskobu ile Japonya Okayama Astrofizik Gözlemevi'nden işbirliği çerçevesinde sağlanan iyodin hücresi aygıtı kullanılarak, çok hassas gözlemler yaptıklarını belirten Yılmaz, bu analizler sonucunda yıldızları gözlediklerini ve çıkan sonuçlardan da bazı değişimleri fark ettiklerini ifade etti. Yılmaz, bazı değerlerin değişiminin, yeni bir gezegen kaynaklı olabileceğini anladıklarını ve bu alanda çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti. "Çalışmalarımız sonucunda ben, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Osman Selam, Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Varol Keskin ve Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'nde doktora öğrencimiz İbrahim Özavcı ile beraber Jüpiter benzeri bir Güneş dışı bir gezegen Öte-gezegen keşfettik. Türk bilim adamları ilk defa bir gezegen keşfetmiştir. Bunun gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Jüpiter'den 1,5 kat daha büyük boyutlara sahip bu yeni gezegen, yıldızının etrafında bir tam yörünge turunu neredeyse bir yıl sürede tamamlamakta. Gezegen, Jüpiter benzeri bir gaz devidir ve dolayısıyla yaşam barındırma ihtimali yoktur. Keşfedilen 'öte-gezegen', yıldızına olan uzaklığının, Dünya-Güneş arası mesafeye eşittir. Bulduğumuz gezegen ile alakalı bir makale yazdık. Bu makale, astronomi literatürünün en saygın yayınlarından 'Astronomy&Astrophysics' dergisinde yayınlandı. 10 yıllık emeğimizin karşılığını da bu şekilde aldığımızı düşünüyorum." 'GEZEGENE TÜRK YA DA TÜRK1 İSİMLERİNİ KOYABİLİRİZ' Güneş sistemine 212 ışık yılı uzaklıkta buldukları Jüpiter benzeri bir "öte-gezegen"e "Türk ismi" koymak istediklerine dikkati çeken Yılmaz, bununla ilgili bir oylama da yapılabileceğini kaydetti. Yılmaz, "Bildiğim kadarıyla Japonya, ABD, Fransa veKanada, keşfettikleri ilk gezegene bir isim verdiler. Bizde de neden olmasın? Böyle bir düşüncemiz var. Benim "Türk", "Türk1" ve "Atatürk" isimleri aklımdan geçti." ifadelerini kullandı.
Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Benim Bildiğim Tek Bir Tane Var, O da NASA. Nasa Hakkında; NASA 'National Aeronautics and Space Administration Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi Kısaltma NASA Motto For the Benefit of All/ Herkesin İyiliği İçin[1] Kuruluş tarihi 29 Haziran 1958 Ülke Amerika Birleşik Devletleri Merkezi Washington, Çalışan sayısı 17,900 Yıllık bütçesi 17,3 milyar $ [2] Şef Yönetici Charles Frank Bolden, Jr. Web sitesi NASA, National Aeronautics and Space AdministrationUlusal Havacılık ve Uzay Dairesi. ABD 'nin uzay programı çalışmalarından sorumlu olan kurum, 29 Haziran 1958 yılında kurulmuştur. Daire, 1 Ekim 1958 tarihinden itibaren faaliyet göstermeye adım atmıştır.[3] NASA, Ay'a dönük Apollo uçuşlarında, Skylab uzay istasyonu ve daha sonra uzay mekiği gibi çalışmalarla her zaman ABD'nin uzay çalışmalarına yön vermiştir. Günümüzde NASA, Uluslararası Uzay İstasyonununu desteklemekte ve yeni Ares I ve Ares V iniş araçlarını programı çalışmalarının yanı sıra uzun vadeli sivil ve askeri roket çalışmaları da NASA'nın çalışma alanlarının arasındadır. NASA'nın öncüsü olan NACA'nın kuruluş yılı 1915dir. NACA National Advisory Committee for Aeronautics/ Havacılık Alanında Ulusal Danışma Komitesi uçaklar üzerinde çalışmaktaydı. Uçak kanatları ve çeşitli cisimlerin hava ile etkileşimlerini araştıran kurum, zamanla birçok rüzgar tüneli inşa etmiş ve ABD'nin bütün savaş uçaklarının tasarımlarını yönlendiren bir birim haline gelmiştir. 4 Ekim 1957'de Sovyet Uzay Programı çerçevesinde uzaya ulaşmayı başaran ilk insan yapımı uydu Sputnik 1 başarısı, ABD'nin bu konuda kendi uzay başarıları elde etme çabalarının tohumlarını oluşturur. Sonrasındaysa II. Dünya Savaşı'nın ardından NACA'ya katılan Alman aerodinami uzmanları kuruma büyük katkılar sağlar. Özellikle jet motorları ve süpersonik uçakların tasarımında ilerleme kaydedilir. 29 Haziran 1958'de o zamanın ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower, kurumun adını NASA olarak değiştirir. 1 Ekim 1958'de NASA, 4 labaratuvar ve çalışanı ile 46 yıllık geçmişe sahip bir kurumun NACA ve liderliğini Wernher von Braun'un yaptığı Alman roket programının önemi tartışmasız katkılarıyla, köklü bir kurum haline gelir. Wernher von Braun halen Amerikan Uzay Programının babası olarak nitelendirilir. Askeri Balistik Füze Ajansı Army Ballistic Missile Agency ve Donanma Araştırma Labaratuvarı da yine NASA'ya dahil edilen birimler arasındadır. Cape Canaveral diye bilinen dev uzay üssünde fırlatma rampaları, uzay kontrol merkezleri, telekomünikasyon sistemleri gibi sayısız tesis yer almaktadır. NASA'nın şimdiye kadar yaptığı uzay çalışmaları, büyük oranda başarıyla sonuçlanmış fakat ABD'ye milyarlarca dolara mal olmuştur. Özellikle Ay'ın fethiyle sonuçlanan Apollo programı, Skylab, uzay mekiği programları çok büyük harcamaları gerektirmiştir. Ancak 21. yüzyıla doğru gerçekleştirilmesi beklenen büyük uzay istasyonları, Ay istasyonu ve Mars seferi programları yanında, önceki harcamaların çok küçük kalacağı hesaplanmaktadır.
uzayla ilgili araştırma yapan bilim adamları