☔ Çarşıdan Aldım Bir Tutam Nane
Özellikler İletişim. Kaydol. Kuyruğu var at değil, kanadı var kuş değil. - balık, Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane. - nar, İçi var dışı yok, tekmeyi yer suçu yok. - top, Akşam baktım çoktu, sabah baktım yoktu. - yıldız, Bilgi verir herkese, en güzel dosttur bize. - kitap, Bir sapı var, yüz topu var
AşağıEğlence Mahallesi, Yavrukurt Sokak, No 2, Keçiören, Ankara. copy. Kopyala. direction. Yol Tarifi. Bir Tutam Gurme, Aşağı Eğlence ile ilgili olarak. Ankara, Ankara bölgesindeki restoranlar, Aşağı Eğlence restoranları, En iyi Aşağı Eğlence restoranları, Keçiören restoranları, Ankara bölgesindeki Kafe restoranları
Çarşıdan aldım bir tane, eve geldim bin tane :) Malum doğum kargaların kahvaltı saatinde oldu, sonrasında bebeği emzirme çalışmaları, kızımın dünyaya adaptasyon süreci, gelen gidenler derken neredeyse 2 gün boyunca uyuyamadım.
Makyaj bazı ile beraber karıştırarak çok güzel sonuçlar aldım. Kesinlikle tüm gün sizi koruyan ürünlerden diyebilirim. Yağlı bir cildim olmasına rağmen gün içerinde parlama olmadı. Üstelik uyguladıktan sonra yumuşak ve pürüzsüz cildim oldu. . Havuza gittiğimde kullandım.
Birtutam nane tüketirseniz vücuttaki etkileri çok şaşırtıyor. Nane başta kış ayları olmak üzere hemen her mevsim ve birçok yerde kendisine kullanım alanı bulmaktadır. Kozmetik, diş macunu, ilaç ve sakızlar nanenin en sık kullanıldığı alanlardır. A ve C vitaminleri ve sodyum, çinko, potasyum, manganez, kalsiyum
Ufakbir kase ince kıyılmış iç yağ 1 kahve fincanı sıvıyağ 1 tutam maydanoz 1 tutam nane 1 çorba kaşığı salça Bol miktarda karabiber, pulbiber, kimyon
TıbbîEtkiler: Acı tadı sebebiyle iştah açar, hazmı kolaylaştırır ve barsak gazlarını giderir. Hazımsızlık için 1 It. suya 3 tutam adaçayı 1 tutam nane ve 1 tutam papatya konarak kaynatılır. Pekmez ile tadlandırılarak gün içinde içilir. Tanen maddesinden dolayı hafif kabız ve kuvvet vericidir.
Fyl0gJ. eve geldim bin tane Artık mevsim kış ve bizde kış meyvelerinden mümkün olduğunca faydalanıyoruz. Güzel kızıma ya sabahları portakal suyu içiriyorum ya gün içinde elma, armut veya muz yedirmeye çalışıyorum. Tabi gün içinde mutlaka ceviz, badem veya fındık, bazen yanın da kuru üzüm ya da kuru kaysı da çerez olarak atıştırıyoruz. Çünkü bunlar çocuklar için çok faydalı ve gerekli.. ha bir de film izliyeceğimiz zamanlar kızımla mısır patlatıyoruz herkese öneririm internette okudum mısır da çocukların kemik gelişiminde kesinlikle faydalıymış. Ben tencere de bir çay kaşığı kadar zeytinyağ ve birazcık tuzla yapıyorum Nehir de bu sıralar Nehir'in favorisi "nar" hem çok faydalı hem de çok lezzetli olduğu için ailecek mümkün oldukça tüketmeye çalışıyoruz ben bir kaseye ayıklıyorum ve Nehir' de afiyetle yiyor.
Ev ortamında, bitkilerin çöpe atılan kısımlarından tekrar bitki üretmeye ne dersiniz? Söz gelimi havucun tepe kısmını atmayıp köklendirin ve bir saksıya dikin, bakalım ne olacak?Artık sohbetlerin ana konusu oldu gıda fiyatlarındaki artış. Pazardan, marketten epeydir “Ne aldık ki bu kadar?” sorusuyla evlere dönüyoruz. Gerçekten de bazı ürünlerde astronomik artışlar var. Ve biliyoruz ki, o zamların büyük kısmı üreticiye yansımıyor. Bu köşede değinmiştik. Bir elma 10 liraysa sadece 3 lirası üreticiye gidiyor. Aslan payını, üretimde en az emeği olan tacir, komisyoncu, satıcı alıyor. Bize de hep daha fazla ödemek düşüyor. Tabii “başka bir dünya” da mümkün! Hatta o dünyada satın aldığınız gıdayı evde çoğaltarak bir daha hiç satın almıyorsunuz. Mesela pazardan havuç aldınız; genelde tepe kısımlarını kesip atarız değil mi? İşte o kısmı atmayıp, suda köklendirerek saksıya ekerseniz bir süre sonra yeni bir havucunuz üretilir?“Atma tekrar yetiştir” diye adlandırılan bu sistemin en bilinen uygulayıcısı Ziraat Mühendisi Gökhan Sivaslı. Onun danışmanlığında bu işe girişen bazı hanelerde aylardır havuç veya taze soğan satın almayanlar bile var. “Uygun bahçemiz, toprağımız olmasa da balkonlarımızda pencere pervazlarında, mutfaklarda, üretilebilecek öyle çok bitki var ki” diyen Sivaslı, ev ortamında hazırlanabilecek basit düzeneklerle, bitkilerin çöpe atılan kısımlarından tekrar bitki üretmenin çok basit olduğunu söylüyor “Kenarı kırılmış leğen, kap, hatta eski tencereleri bile bu iş için kullanabilirsiniz. Her şey biraz su ve küçük bir kapla başlıyor. Sonra, bitkiler büyüdükçe toprağa aktarabilirsiniz.”Neler üretilebilir?Gökhan Sivaslı’nın marketten satın aldıktan sonra evde kolaylıkla çoğaltılabileceğini belirttiği sebzelere dair tarifleri şöyleHavuç Havuçların baş kısmından bir parmak kalacak şekilde kesin. Cam bir kabın tabanını kaplayacak kadar su koyarak, havuç başlarının kesik kısımları suya gelecek şekilde kabın içine dizin. Havuç başlarında yapraklanma başladığında, bitkiyi torf ve solucan gübresi karışımı olan bir saksıya Pazardan aldığınız nanenin taze dallarını yatay olarak suda birkaç gün beklettikten sonra, yine yatay olarak toprağa aktardığınızda bol yeşil yapraklı ve mis kokulu taze naneleriniz olacaktır. Suda bekletmek istemeyenler, doğrudan toprağa dikmeyi de tercih soğan Taze soğanın püsküllü olan baş kısmını toprağa dik olarak gömün, toprak nemini koruyacak sulamayı yapın, birkaç günde yeni sürgünleri salatalarınıza ve reyhan Fesleğen ve reyhan üretmek için, saplı birkaç yapraklı dalı, bir bardak suya koyun ve pencere kenarında köklenmesini bekleyin. Beyaz kökleri gördükten sonra nazikçe toprağa aktarmak yeterli olacaktır. Tam güneş alan bir köşede suyunu da vererek bitkinin gelişmesini sarımsak Bir baş kuru sarımsağı, alttaki püsküllü kök kısmı suyla temas edecek şekilde bir bardağa koyun ve su seviyesini her gün kontrol ederek eksilen miktarda suyu ekleyin. Her yeni günde biraz daha köklenip üst kısmında yeşil sarımsak yaprakları filizlenmeye başladıktan sonra toprağa Filizlenen patatesleri atmak yerine, patates yumrusu üzerinde filizlenen her bir gözü, parmak kalınlığında keserek ayırın ve küçük bir çuvala koyduğunuz toprağın içine gömün. Çuvalı dik olarak balkonunuzda duvara yaslayın. Sulamayı unutmayın; patatesler tam boy olarak büyümeye ve lahana Marul ve lahananın kök kısmını 3-4 parmak yukarıdan keserek ister bir kavanoz suya koyarak yeni yapraklar vermesini sağlayıp toprağa aktarabilir, isterseniz eski kaplarınıza koyacağınız torf, solucan gübresi karışımına gömerek güneş ışığı alan pencere kenarında körpe marul yapraklarınızı salatalarınız için yetiştirebilirsiniz.
çarşıdan aldım bir tane... yukarda gördüğünüz kap 2010 'a giderayak damgasını vuran yılın icadı... ''nar ayıkla'' adıyla satılıyor... nar yemeyi severim ama ayıklamayı sevmem... meyva sıkacakları yaygınlaştığından beri suyunu içiyoruz içmesinede... aynı şey değil... tanesiyle yemek daha keyifli... eh bunun içinde sabır gerekiyor... o taneler illaki sıçrayacağından üstünde açık renk bir kıyafet olmaması da gerekiyor... benim için en uygunu evdekilerden ya da gelenlerden en sabırlısını gözüme kestirip narı önüne itelemekti... 1 taneyle başlar sonra mutfaktan 2-3 tane daha bulup onlarıda araya sıkıştırırdım... taa ki yukardaki bu şahane kabı bulana kadar böyle götürdük nar konusunu... yılın icadı kabımızı eve gelirken çarşıda bir dükkanda gördüm... sudan ucuz 3 lira hemen aldım... bence kaçırmayın sizde alın... yolda yürürken ertesi akşam anneme eşe dostada 1 er tane almaya karar verdim... sonra kabı çıkarıp üstündeki bantta yazan kullanım kılavuzunuda yolda okudum... 2000 liralık buzdolabının ,televizyonun içinden çıkmıyor böylesi adım adım anlatım... dahiyane bişey... narı ortadan ikiye kesip üstteki beyaz altıgenlerden oluşan tak-çıkar plakanın üstüne koyuyorsun filan... eve yaklaşırken o ayrıntılı dahiyane açıklamalara rağmen hala narın bu kaba döküleceği konusunda soru işaretlerim vardı ama üretici kadar akıllı olmadığımı düşünüp üstünde durmadım... ve değişmeyen tek şeyde bu fikrim oldu zaten... kabı yıkadım... narları çıkardım... dahiyane kılavuzumuzdaki anlatım üzre enlemesine kestim altıgene yerleştirdim... yine kılavuzumuzda yazıldığı gibi çelik bir kaşığın tersiyle hafif hafif nar a vurdum... öyle yazıyor ''hafifçe''diyor... 2 tane düştü bile kaba... işte mucizeee... sonra baktım devamı gelmiyor... belki dahiyane kılavuzda baskı hatası vardır ''sertçe''yazacaklarına ''hafifçe'' yazmışlardır'' sertçe vurdum... 5 tane daha döküldü... baktım olmuyor pirinç havan elini aldım onla vurdum 3-5 tane daha döküldü... kalanları ezilmeye kabuğuda delinip heryere sıçramaya başladı... tamam kesin baskı hatası vardır bu yılın icadında... belkide enlemesine değil boylamasına kesilecekti... aldım bu sefer boylamasına kestim... sırasıyla aynı işlemler sonucu 3-5 tanede ondan döküldü... sokaktaki can'lara bir kap su birazcıkda yemek vermeyi unutmazsınız değil mi... hmmm sonunda anladım ''nar ayıkla''nın ne işe yaradığını ziyan mı olsun iki tane pırçıklanmış nar oturdum tek tek ayıkladım ... yılın icadı kabın içine koydum... demek ki kabın asli görevi kullananı motive edip nar ayıklamaya teşvik etmekmiş ben yanlış anlamışım... fonksiyonelliği ise salata yapacağın zaman eline havucu alıp... ''küçük küçük ol ve tabağa atla havuçcum'' demekle eşdeğer... üreten sanırım ''bu saçma sapan aleti kimse almaz ama ya tutarsa'' diye bir deneme yaptı bende alırken 'bu kap nar mar ayıklamaz ama ya ayıklarsa' diye aldığımdan olsa gerek düşünce parallelliği mi yakaladım nedir zerre kadar kızmadım... elbette yılbaşı yaklaşıyor diyedir bu iyimserlik dozumun artması... ekselans mutfağa gittiğinde nar dolu kabı görünce... __aa nar mı ayıkladın __yoo o nar ayıklama aleti zaten __hadi canım __bak bu kağıttada açıklaması var okudu __nerden buldun bunu ne yani üstüne vurunca dökülüyor muymuş __evettt __atıyorsun abuk sabuk bi kap bu... __atıyorsam o kadar nar nerden çıktı... evet yinede inandırıcı değil... olsun zaten zar attığım konuda inandırıcılık değil... toplumsal ortak noktamız 'biz denemeden inanmayız' a attım o zarı sahne çekici mutfak tezgahında vızıttırı bir kap duruyor içi nar dolu birde nar ayıklamaktan kesinlikle hoşlanmayan ben duruyorum... ve iddiam o vızıttırı kabın o narları ayıklamış olduğu... mesela ''yeni boyanmıştır lütfen dokunmayın'' levhalarını eski sıklıkta görmememizin nedeni... akılların başa gelmesi... parmaklığı,duvarı boya üstüne birşey yazma kimse dokunmuyor zaten hatta farketmiyor bile... ama boya ve aynı zamanda üstüne dokunma diye yaz... bak bakalım noluyor... o da aldı bir tane nar kesti kabın üstüne koydu-vurdu-tepindi olmadı ... bıraktı kenara... __atıyorsun demiştim di mi olmadı işte... __ne yani şimdi ziyan mı olsun o cânım nar ayıkla bari... ayıkladı... ne demiştim... motivasyon kabı... oluyormuş işte bak...
İdilika'nın Mutfağı'nda bugün şifa deposu narı konuk ediyoruz. İşte mucizevi meyvelerden biri daha; çarşıdan alınıyor bir tane, eve gelince bakılıyor bin tane. Kur'an-ı Kerim'de bu meyvenin cennet meyvesi olduğu söyleniyor ve çeşitli ayetlerde Allah'ın yaratma gücünün bir sembolü olarak tasvir ediliyor. Bizim kültürümüzde de nar, oldukça sık karşımıza çıkmaktadır. Sofralarımızdan türkülerimize, hatta bilmecelerimize kadar birçok yerde nara rastlamak mümkün. Şifalı meyveler arasında da yer alan narın meyvesinden kabuğuna, hatta çiçeğine kadar her yeri son derece faydalı. Nar; aynı zamanda tarihte birçok alanda ilham verici rol oynamıştır. Mesela İspanyanın Endülüs bölgesindeki Granada şehri, ismini nar meyvesinden almıştır. Diğer yandan çok güzel yarı değerli taş olan granat, Latince'de granum kelimesinden türetilmiş olup tane, tohum anlamına gelmektedir. Ben de bugün sizlere narın en sevdiğim kullanım alanlarından bahsetmek istiyorum. NARLI KEK YAPILIŞI Yumurtaları ve şekeri karıştırma kabına alıp krema kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. Yağ, yoğurt ve suyu ekleyip çırpıyoruz. Un, kabartma tozu ve vanilyayı yavaş yavaş ekleyerek çırpıyoruz. Nar tanelerini ekleyip karıştırıyoruz. Tereyağı ile yağladığımız kek kalıbına döküp 190 derecede önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. MALZEMELER 2 adet yumurta 1 su bardağı şeker 3/4 su bardağı sıvı yağ 1 su bardağı yoğurt Yarım su bardağı ılık su 9 tepeleme yemek kaşığı un 1 paket kabartma tozu 1 paket vanilya 1 su bardağı nar tanesi Kek kalıbını yağlamak için tereyağı NAR ÇORBASI MALZEMELER 4 su bardağı su 1 su bardağı nar suyu 2 çorba kaşığı zeytinyağı 1 adet rendelenmiş havuç 1 su bardağı nar tanesi 2 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz 1 kahve fincanı pirinç Tuz Karabiber YAPILIŞI Havucun kabuklarını soyup rendeliyoruz. Domatesleri rendeliyoruz. Maydanozları kıyıyoruz. Bir tencerede zeytinyağını ısıtıyoruz. Rendelenmiş havuçları ve domatesleri ekleyip yumuşayıncaya kadar kavuruyoruz. Su, nar suyu, tuz ve karabiberi ilave edip kaynatıyoruz. Pirinçleri ekliyoruz. Pirinçler yumuşayıncaya kadar kaynatıyoruz. Nar tanelerini koyup ocaktan alıyoruz. NARLI ÇİKOLATA MALZEMELER 1 paket sütlü çikolata 1 paket bitter çikolata Bir kase nar Su YAPILIŞI Öncelikle bir tencereye az su koyuyoruz. Yalnız bu suyun tencerenin üzerine koyacağımız cam kaba değmeyecek miktarda olması gerekiyor. Ocağın altını kısık ateşte yakıyoruz, hafif kaynamaya başladığında çikolataları kalıba boşaltıyoruz. Daha sonra çikolatalarımız eriyene kadar devamlı karıştırıyoruz. Çikolatalarımız eridikten sonra buz kabına bir tatlı kaşığı çikolata koyuyoruz. Üzerine nar taneleri koyuyoruz. Narın üzerini çikolata ile kapatıyoruz. Bu işlemi çikolatamız bitene kadar yaptıktan sonra buz kabımızı buzdolabında yaklaşık 30 dakika kadar bekletiyoruz. Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Havalardan mıdır nedir bilmem... Soğuk algınlığı ile mücadele ediyoruz. Üşüttük büyük ihtimal..Kapı pencere açık yatıyoruz. Eşimde dün soğuk algınlığı vardı. Benim bitmek bilmeyen faranjitim. Hastaneye gidicem bakalım bugün.. E yeter gari... Faranjit öksürüğe çevirecek gibi duruyo.. Göğüs hastalıkları ve KBB'ye gidicem. Bi problem çıkmazsa tabi...İş yerinden izin aldım. Saat gibi çıkarım burdan. randevu aldık. Dün hal böyle olunca soğuk algınlığına iyi gelen nane limon yaptım... Mide bulantısı da olduğu için bebek gibi bakım yaptık anlayacağın... Yemek yedikten sonra kalktım naneyi suyla hafif kaynattım dinlenmeye aldım. Biraz ılıyınca içine bal, zencefil, limondan biraz kattım... Ekşili ekşili biraz yatıştırdı midesini... Bakalım bugün doktora gidicez... Sırf hap yutmamak için doktora gitmiyodum ama artık dayanamayacağıma karar verdim. Noktayı koydum böylece...
çarşıdan aldım bir tutam nane